Eşme Mutlu Son Masaj Hizmeti

Eşme Mutlu Son

“Buradan bir yere ayrılmayın.” “Tek bir çöp bile kıpırdatmayız, merak etme, ” dedi ve kelimeler Eşme Mutlu Son ağzından çıktığı an pişmanlık duydu. Alınganlığın sırası değildi. Bunun için daha uygun bir zaman bulabilirdi. Harry, Rakel gözden kaybolana dek arkasından baktı. Resmi tatil günü buluşma almak kim bilir ne kadar zor olmuştur, diye düşündü içinden.

“Beş metreden atlamamı görmek ister misin?” diye sordu Oleg. “normal olarak, ” dedi Harry tişörtünü çıkararak. Oleg Harry’ye bakıyordu. “Hiç güneşlenmiyor musun, Harry?” “Asla.” Oleg iki kere atladıktan sonrasında, Harry kot pantolonunu çıkardı ve tramplene birlikte çıktılar. Oleg’e çakı hareketinin iyi mi yapılacağım anlatırken, diğer çocuklar, üzerinde

Eşme Mutlu Son

Avrupa Birliği bayrağı olan uzun boxer şortuna dik dik bakıyorlardı. Elini düz tuttu: “Önemli olan havadayken yatay vaziyette durmak. Bu herkese acayip gelir. Gözleme benzer biçimde göbeğinin üzerine düşeceksin zannederler. Fakat son anda…” Harry başparmağım kullanarak işaret parmağını büktü. “ ortadan ikiye kıvrılırsın, aynı bir çakı benzer biçimde, ve ayakların ve ellerinle aynı anda suyu yararak dibe dalarsın.” Harry koşarak atladı. Tam çakı hareketini yaparken cankurtaranın düdük sesini duydu ve su alnına çarptı. “Hey, sen, sana beş yasak, ” diyen cankurtaranın megafondan gelen sesi sudan çıktığında ilk duyduğu şey olmuştu.

Oleg tramplenden işaret yaptı ve Harry başparmağını anladığını belirtir şekilde salladı. Sudan dikkatli bir şekilde çıktı ve havuza bakan pencerelerden birinin önüne geçti. Mavi yeşil havuza bakarken, iki parmağıyla camda biriken buğunun üzerine bir şeyler çizdi. Suyun üzerinde, mayolar, sallanan ayaklar ve bir bulutun ucu görülüyordu. Aklına Sualtı geldi.

Ve Oleg suya daldı. Her yerinden kabarcıklar çıkarak suda hızı kesildi. Fakat o yukarı çıkmaktansa Harry’nin durduğu pencerenin önüne geldi. Birbirlerine baktılar. Oleg gülümsüyor, kollarını sallayarak işaretler yapıyordu. Yüzü solgun yeşil renkteydi. Harry olduğu yerden bir şey duyamıyordu; sadece Oleg’in ağzının kıpırdadığını ve siyah saçlarının başının üzerinde bir deniz yosunu benzer biçimde suyla birlikte hareket edişini ve yukarıyı işaret ettiğini görebiliyordu. Bu Harry’ye o an pek düşünmek istemediği bir şeyler hatırlatıyordu.